Global Asset Manager (GAM) şirketi yüksek enflasyon oranının ve dış borçların sağlıksız bir ekonomiye işaret ettiğini vurgulayarak yatırımcıları Türkiye varlıkları ile ilgili uyardı.

Türkiye ekonomisindeki yüksek  enflasyonun ve bankaların dış borçlanma oranlarının artmasının ülkede ekonomik krize yol açacağı öngörüsünde bulunan GAM yetkilisi, Türkiye’deki tüm yatırım pozisyonlarından uzak durulması gerektiğini ifade etti.

Yatırım direktörü Paul McNamara: “Türkiye, ödemeler dengesi açığındaki daralma trendinin ve gelişen ülkelerdeki artan döviz rezervlerinin istisnası konumundadır. En çok kaygılandığımız ekonomilerin başında yer almaktadır. Türkiye ekonomisi bize her an gerçekleşmesi beklenen bir kaza gibi görünüyor.” açıklamasında bulundu. İnşaat sektöründeki şişmeyi  ve dış borçlanmayı denge bozucu faktörler olarak değerlendiren McNamara, 2018 yılında Türkiye’yi ekonomik krizin beklediği yönünde çıkarımlarda bulundu.

Türk Lirası Değer Kaybediyor

2017 Eylül ayından bu yana TL’nin USD karşısında %15’lik bir değer kaybına uğradığını vurgulayan yatırım direktörü, TL’nin dalgalanmasının istikrarsızlığa yol açacağını vurguladı. Derecelendirme kuruluşu S&P Global ise mali baskının olumlu sonuçlarının görülmeye başlandığını ancak Türkiye ekonomisinin kırılganlığını koruduğunu açıkladı.

GAM şirketinin serbest piyasa fonu, yükselen tahvil piyasası alanında direktörlük yapan McNamara Güney Afrika ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Güney Afrika para biriminin USD karşısında %4,5 oranında değer kaybettiğine değinen McNamara ülke ekonomisinin istikrardan uzak olduğunu ifade etti. Güney Afrika’yı uzun vadeli bir mali bozulma yolunda olarak betimleyen McNamara, yatırımcıların risklerini telafi edebilecek ölçüde ödeme aldığını da sözlerine ekledi.

Türkiye Ekonomisi İçin 2018 Öngörüleri

Türkiye’nin ekonomisinin gidişatı ile ilgili farklı yorumlar yapılsa da 2018’in kriz yılı olacağı yönünde güçlü sinyallerin bulunduğu da düşünülüyor. Artan işsizlik oranı, cari açık ve enflasyon oranı bu senenin zorlu geçeceğinin belirtileri olarak yorumlanıyor.

Nitelikli büyüme vurgusu yapan uzmanlar, işsizlik oranının düşürülmesinin sağlanması için büyümenin yüzdesel oranından çok niteliğine yoğunlaşılması gerektiğinin altını çiziyor.

Gelir dağılımındaki eşitsizliğin yaklaşan ekonomik krizin belirtisi olarak algılanması normal karşılanırken, dış ticaret açığının yükselmesinin olumsuz sonuçlarının da masaya yatırılması gerektiği önemle belirtiliyor. Bu aşamada turizm sektörüne yatırım yapılması veya düzenlemelere gidilmesi kadar diğer ülkelerle ilişkilerin gözden geçirilmesi de öneriliyor. Ülkeye gelen yabancı turistlerin miktarından çok ülke ekonomisine sağladıkları katkının sorgulanması ve arttırılmaya çalışılması gerektiğini savunan uzmanlar yapısal reformların bir an önce başlatılmasını destekliyor.

Önerilen İçerik: Turizmde Atılması Gereken Güçlü Adımlar

Dünyanın en çok takip edilen ekonomik kriz uzmanları arasında gösterilen Jesse Colombo da Türkiye ile ilgili görüşlerini ifade etti. Türkiye ekonomisini büyük ve patlamaya hazır bir balona benzeten Colombo, Türkiye ekonomisinin borca ve iç tüketime dayandığını belirtti. Ekonomik gerilemenin sadece Türkiye’ye özgü olmadığını ve küresel çapta bir kriz beklendiğini de sözlerine ekleyen Colombo; yaşanacak krizin etkilerinin 2008 yılında meydana gelenden çok daha derin olacağını düşündüğünü ifade etti.

Bu görüşlerin tarafsız olduğuna inanıyor musunuz? Fikirlerinizi bizimle yorumlarınız aracılığı ile paylaşmanızı rica ederiz.