Bayilik Fuarı İzlenimleri: Artıları ve Eksileri Bayilik Fuarı

Son Güncellenme: Fri May 2024 07:43

Bu yıl 15.'si düzenlenen bayilik fuarını ziyaret ettik!

Bayilik Fuarı İzlenimleri: Artıları ve Eksileri Bayilik Fuarı
Enes Öksüz admin

Bayilik fuarının bu yıl 15.’si gerçekleşti. Bayilik veren firmalar markalarına yeni yatırımcıları çekip şubeleşebilmek için tekliflerini sundular. Yatırım maliyetleri bin liradan başlayıp bir milyon liraya kadar geniş bir yelpazeye yayıldı.

Bu fuarı ilk ziyaret edişim. Daha önce aynı fuar alanında başka fuarlara katılmıştım. Onlar ile kıyaslandığında bu gerçekten küçük bir fuar. Sadece üç salonda kurulmuş. Aynı fuar merkezinde iki farklı fuar aynı anda yapılıyor. Ne kadar küçük bir alan olduğunu buradan anlayabilirsiniz. İnşaat malzemeleri fuarı kurulduğunda, sadece yalıtım malzemelerine ayrılan üç holde tüm bayilik fuarı var.

Kimler Vardı?

Tab Gıda; Burger King, Sbarro, Arby’s, Popeyes ve Usta Dönerci markalarını birleştiren standı ile muhtemelen en büyük katılımcıydı. Osmanlı Kahvecisi, David People gibi kafeler çiğköfte markaları frozen yoğurt ve dondurmacılar… Kimler yok derseniz; Mobilya firmaları yok mesela, tekstil firmaları yok. Otomotiv sektörüne ait tek bir ürün görmedim.

Gelen ziyaretçileri ise üçe ayırıyorum;

  1. Yabancılar: Çok fazla yabancı dil duydum inanın. Arapça, Fransızca ve en az dört farklı aksanda İngilizce. Bu yabancı ziyaretçiler hem yurt dışı bayilikleri ile ilgileniyor olabilir hem de ülkemize yerleşmiş ve burada yapılabilecek farklı iş fikirlerine bakıyor olabilir. Orasını bilemem. Ama yabancı katılımı fazlaydı, burası kesin.
  2. Tüccarlar: Hali hazırda bir iş sahibi, çoğunluğu inşaat sektöründe uzun vadeli çekler ile iş yapan birçok tüccar düzenli nakit akışı sağlayabilecekleri bir iş modeli arıyor. Özellikle kafe işletmeleri onlar için çok mantıklı görünüyor. Hem günlük nakit girdisi hem de prestij sağlayan bir kafe işletmesinin inşaat sektöründeki diğer işlerine de katkı sağlayacağını düşünüyorlar.
  3. Halkımız: İş fikirleri ile çok da fazla ilgilenmeyen, fuarı bir Pazar aktivitesi olarak gören haklımız. Bu grup emin emin olun çok az.

Sektör Seçenekleri Kısıtlı

Bir mobilya firması görmek isterdim. Otomotiv sektörüne yönelik bir ürün, bir bakım ürünü, bir oto yıkama konsepti ya da… Kendi bayilik sistemlerini kurmaya çalışan yeni ürünler…

Bu tip katılım çok kısıtlı. Fuar kafelerin ve emlak firmalarının ortaklığında kurulmuş sanki. Emlak firmalarının ülkedeki inşaat furyasının hemen ardından bu kadar güçlenmesi şaşırtıcı değil. Kafeler ise hali hazırda sermaye sahibi olan yatırımcıları günlük nakit akışı ile ikna ediyorlar. Bir kafe sahibi olmanın prestiji de yatırımcıları motive ediyor. Son olarak, başında durulması gerekmeyen bu tür bayilik işletmeleri her yatırımcının hayali.

Kafe konsepti ile inşa edilmiş kocaman stantların arasından birkaç yenilikçi ürün, işletmeler için ürün ve hizmet üreten birkaç tedarikçi firma da bulunabiliyor.

Sektörler açısından bu kadar kısıtlı bayilik tekliflerinin olması muhtemelen diğer fuarlar ile ilgili. Örneğin; inşaat sektöründe bir ürün geliştirdiniz, yeni bir yalıtım malzemesi buldunuz ve ürünün satış kanallarını oluşturacak bir bayilik ağı kurmak istiyorsunuz. Bu ürünü muhtemelen inşaat malzemeleri fuarına götüreceksiniz. Aynı şekilde otomotiv, mobilya, tekstil ve ayakkabı gibi ülkemizde üretilen çeşitli ürünler için değişik fuar seçenekleri mevcut. Fakat bir kafe markaları fuarımız yok. Çiğköfte fuarımız yok. Bu fuar; sektörel fuarı olmayan üreticiler fuarı işlevi görüyor.

Önemli Bir Nokta

Gözüme takılan başka bir nokta da şu; birkaç stant dışında hiçbir fikir başka bir işletmeye monte edilebilir değil. Yani Burger King bayiliği, Özsüt bayiliği başka işletmeler içerisinde yapılamaz. Kendileri başlı başına birer bağımsız işletme. Bu bayilikler ile birlikte başka bir iş de yapılamaz. Bu sebeple yatırım maliyetleri, kurulumu da içeriyor olması sebebi ile çok yüksek.

Birçoğumuz burun kıvırsa da çiğköftenin başarısını sağlayan şey buydu. Kendi başına, sadece çiğ köfte üzerine hazırlanmış konseptler olsa da genelde çiğ köfte, küçük bir stant dolap ile her türlü işletmeye monte edilebilir bir konseptte satıldı. Mahallenin büfesinin, aperatifçinin, bakkalın önünde çiğköfte bulabilmemizi sağlayan şey bu esneklikti. İnsanlar hem sıfırdan işletmeler açtılar hem de mevcut işletmelerine çiğ köfteyi eklediler. Ürün temelli bir bayilik konseptinin, esnek tasarlığında ne kadar başarılı olabileceğini çiğköfte bayiliği üzerinden görebiliriz.

Bayilik ile neredeyse aynı anlam alanına denk düşen birkaç kelime daha var. Franchise, master franchise, temsilcilik, acentalık… Bu kelimelerin her biri muhakkak yasal ve sektörel farkı tariflere sahip. Ben insanların anladığından bahsediyorum. İnsanlar franchise dediğinizde pahalı bayilik anlıyor. Kafeler franchise, çiğköfteciler bayilik veriyor. Bu kadar kıymetli bir kelimeyi bu tip anlam karmaşalarına kurban etmememiz gerek.

Bayilik başlı başına bir büyüme modeli. Yatırımcıların sermayeleri ile yeni satış kanalları oluşturmak ve bu işletme gelirini yatırımcı ile paylaşmak üzerinden kuruluyor. Sahip olduğunuz ürünlere bir göz atın. Benim bu kelimeleri yazdığım bilgisayardan sizin okuduğunuz ekrana kadar, neredeyse hiçbir ürünü üreticisinden almıyoruz. Her ürün bize kendini bayi ya da franchise ya da toptancı ya da re-seller diye tarif eden bir aracı tarafından ulaştırılıyor. Aranızda telefonunu Steve Jobs’tan alan yoksa tabi.

Bayilik denen şey, bir ekonomik büyüme modeli olarak tekrar tanımlanmalı ve teşvik edilmeli. Üreticiler üretime, markacılar markaya, satıcılar satışa odaklanırsa herkes kendi alanında işini en iyi şekilde yapabilir.

Fuarın katılımcı tüm firmalar ve ziyaretçiler açısından faydalı geçmiş olmasını diliyorum

 

İçeriklerden Haberdar Ol! Hemen E-Posta Bültenine Kaydol!

Önerilen İçerikler